Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir?

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir? 11 Kasım 1821 tarihinde doğmuş olan Dostoyevski, Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, Budala gibi oldukça önemli eserleri ile dünya edebiyatına damgasına vurmuş olan Rus yazarlardandır. 5 kardeşe sahip olan Dostoyevski, ailesinin 2. çocuğudur. Dostoyevski’nin çocukluk dönemi, babasının görevi dolayısıyla Marya Hastanesinin lojmanında geçmiştir ki burası, o dönemlerde Moskova’nın en kötü yerlerinden birisidir. Yine de Dostoyevski, bu hastanede bulunan hastalarla iletişim kurmayı ve onların öykülerini dinlemeyi çok sever.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir?
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir?
Daha Fazla Göster
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir? Babası alkolik, cimri, yalancılığı ile bilinen ve sert mizaçlı bir adam; annesi de sürekli hasta olduğundan Dostoyevski, oldukça zor bir çocukluk dönemi geçirir ve içten içe babasının ölümünü diler. Annesi, verem yüzünden öldükten sonra Dostoyevski, Petersburg Mühendis Okuluna gider. Okul arkadaşları, haddinden fazla duyarlı ve sinirli bir yapısı olan Dostoyevski’ye bu özelliklerinden dolayı “Ateş Fedya” lakabını verirler.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir?

Dostoyevski ise bu okuldaki zamanlarının büyük kısmını kitap okuyarak ve düşüncelere dalarak geçirmektedir. 1839’da babası Mihail’in ölüm haberini alan Dostoyevski, geçmişte babasının ölümünü dilemiş olduğundan, yaşadığı suçluluk duygusunu üzerinden bir türlü atamayıp depresyona girer ve ilk sara nöbetini de hayatının bu aşamasında geçirir.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski  Eğitimi

Petersburg Mühendis Okulundaki eğitimini bitirdikten sonra asteğmen rütbesi ile Petersburg İstihkâm Müdürlüğünde göreve başlayan Dostoyevski, askerlikten nefret ettiğinden, bu göreve ancak 1 yıl süre ile dayanabilir ve 1 yılın sonunda görevinden istifa ederek yazarlık serüvenine başlangıç yapar. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir?   Dostoyevski, karşısına çıkan insanların hikâyelerini dinlemeyi seven, empati yönü oldukça gelişkin biriydi. Dinlediği tüm bu hikâyeler sayesinde ortaya çıkan birikimi ona, ilk kitabı olan İnsancıklar’ı yaratma imkânı verdi. Dostoyevski, yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu aşkı işleyen İnsancıklar’ı bitirdiğinde ilk olarak ev arkadaşına okutur ve roman, bir şekilde dönemin ünlü eleştirmenlerinden Belinski’ye kadar ulaşmayı başarır. Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski için: “Yeni bir Gogol doğuyor.” sözlerini sarf eder ve roman, hem halk tarafından yoğun bir ilgiyle karşılanır hem de pek çok eleştirmen tarafından da övgülere boğulur.

O güne kadar çekingenliği ile bilinen Dostoyevski, İnsancıklar sayesinde büyük bir başarı elde edince çekingenliğini üzerinden atar ve hatta biraz da küstahça tavırlar sergilemeye başlayarak Ivan Turgenyev’i kendisini kıskanmakla suçlayacak kadar ileri gider fakat artık Dostoyevski için hızla çıkış yaptığı edebiyat sahnesinden iniş zamanı da gelmiştir. Önce Öteki’yi sonra da Ev Sahibesi’ni ortaya koyan Dostoyevski, İnsancıklar için aldığı övgülerin birazını bile alamadığı gibi, üstüne bir de oldukça ağır eleştirilere maruz kalır. Öteki adlı eserinde Gogol’ü taklit ettiğini söyleyenler olur.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kariyeri

Dostoevski artık, hızla giriş yaptığı yazarlık kariyerinin 3. yılına ulaşmıştır ve son iki eseri adına aldığı eleştiriler sebebiyle oldukça umutsuz bir sürece girmiş, borçları artmış, sara nöbetleri de yoğunlaşmaya başlamıştır. 1848 yılında yani 27 yaşındayken, bir aşk hikâyesini anlattığı otobiyografik nitelikteki Beyaz Geceler’i yayımlatır ama yine de başlangıçta kazandığı ünü yakalamayı başaramaz. Sonunda iyice çöküşe geçen Dostoyevski, siyasetle ilgilenmeye başlar ve genç liberallerin Tetrashevski grubuna katılır.

23.04.1849’da devlet karşıtı bir olaya dâhil olduğu söylemi ile tutuklanan Dostoyevski, ölüm cezası alarak sekiz ay boyunca hapishanede bulunur. Kendisi ile birlikte komplocu olduğu iddia edilen 9 arkadaşı da dâhil olmak üzere idam edilecekleri yere götürülürler, kurşuna dizilecekleri sırada Çar’ın emri ile affedilirler ve ölümden kurtulurlar fakat ölüm cezası, dört yıl kürek ve altı yıl da sürgün cezasına dönüştürülür ve Dostoyevski, cezasını çekmek üzere Sibirya’da bulunan Omsk Kalesi’ne gönderilir. Burada, suç ve ceza kavramlarına olan bakış açısını geliştiren ve kitaplarında en ince detayına kadar göreceğimiz Rus halkı ile daha yakından temas etme imkânı bulan Dostoyevski, mahkûm olduğu süre boyunca İncil’e dört elle sarılır.

Yediği Sürgün

Dört yıllık sürgün döneminin ardından 1854’te, kürek cezasını tamamlayan Dostoyevski, Semipalatinsk’e gönderilir. Burada, subaylığa kadar yükselir ve beş yıl boyunca görevalır. Aynı zamanda 1857 yılının şubat ayında ise subay kocası ölmüş olan verem hastası Mariya Dmitriyevna İsayeva ile evlenir. Bazıları, bu evliliğin biraz da Dostoyevski’nin annesine karşı hissettiği duyguların tetiklemesi ile İsayeva’ya acıdığından gerçekleştiğini söylemektedir. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir? Oysa zaten İsayeva da Dostoyevski’yi yoksul, çirkin ve hastalıklı olduğundan hiç sevmediğini söylemiştir. İşin aslını bilmek, pek mümkün olmadığından bu kısmı bir kenara bırakıp, Dostoyevski’nin hayatının bu döneminde Sibirya’da geçirdiği dört zor yılın meyvesi olan belgesel roman tarzındaki Ölüler Evinden Anılar adlı eserini yazmakta olduğunu söyleyebiliriz ve bu eser, Dostoyevski’ye tekrar adından söz ettirme imkânı tanıyacaktır.

Cezasını tamamladıktan sonra Petersburg’a, kardeşinin yanına dönen Dostoyevski, artık 38 yaşındadır ve bu döneminde de varoluş problemleri, inanç, mistik ögeler gibi konuları eserlerinde elen alan başka bir adam profili ile karşımıza çıkmaktadır. 1863 yılında, en çok arzu ettiği şey olan Avrupa seyahatini gerçekleştirme fırsatı yakalayan Dostoyevski, 1864 yılında, insanın varoluş sorguları ile yaşam karşısında ayakta kalma çabaları ekseninde kurguladığı ve bunu yaparken de insan zihnin derinliklerine doğru yol alan Yeraltından Notlar adlı eserini yazar.

Verem hastası eşi İsayeva’nın durumu ağırlaşınca Rusya’ya dönen Dostoyevski, önce karısını ardından da çok sevdiği kardeşi Mişel’i kaybeder ve sara nöbetleri de yine artış göstermektedir fakat bu sıkıntılı günler, Dostoyevski’ye, onu pek çoklarının gözünde Dostoyevski yapan eseri olan Suç ve Ceza’yı yazdırır. Bu sırada, steno yazan Anna Snitkina ile tanışır ve evlenirler. Evliliğin ardından Avrupa’da yaşamaya başlayan çiftin dört çocukları olur fakat kızları Sonechka 3 aylıkken, oğulları Alyosha ise 3 yaşındayken ölür. Özellikle oğlunun ölümünden bir hayli etkilenen Dostoyevski’ye bu durum, bir diğer ustalık ürünü olan Karamazov Kardeşler’i yaratmasında büyük etki sağlayacaktır ve roman, 1881’de yayımlanır. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kimdir? Bu dönem, Dostoyevski’nin yine çok bilinen Budala, Ebedi Koca ve Ecinniler gibi eserlerinin de ortaya çıktığı dönemdir.

Dostoyevski, artık istediği üne kavuşmuştur, maddi imkânları artmıştır ve nispeten yaşamının tadını çıkarabileceği dönemlerine ulaşmıştır fakat 1881 yılının ocak ayında ciğer kanaması geçirerek yatağa düşer. Gittikçe ilerleyen hastalığı, 28 Ocak 1881 yılında Dostoyevski’nin ölümüne sebep olur ve 31 Ocak 1881’de gerçekleşen cenaze töreninde ise bir zamanlar yalnızlık çeken Dostoyevski’nin tabutunun peşi sıra yaklaşık otuz bin kadar kişi yürüyecektir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Giriş Yap

Bilgi Web ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!