Farklı İnançlara Göre Cennet Kavramı

cennet
Daha Fazla Göster
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Farklı İnançlara Göre Cennet Kavramı Cennet inanışı “örtmek, gizlemek” manasındaki cenn kökünden ad haline gelmiş olup “bitki ve ağaçlar ile beraber toprağı örtmekte olan bahçe” anlamına gelmektedir. Ahiret yaşamında inanan insanların sonsuz huzur mekanı olan yerin bu biçimde adlandırılmasının nedeni, genel tabiriyle dünya bahçelerine benzetilmesi veya eşi olmayan nimetlerini insan idrakinden saklamış olması biçiminde açıklanmıştır. İlkel dinlerde Cennet inanışı, tarih öncesi zamanlarda insanların cennet kavramına dair, mevcutta bulunan kutsal kitaplarda yazan bilgiler dışında pek az bilgi vardır. İlkel kabilelerde önemlilikle ölümden sonraki hayatta mutlu ya da mutsuz bir hayat olma düşüncesi vardır. Nerdeyse hemen hemen tüm ilkel din ve inanışlarda bu yaşamın dünyada ya da gökte bulunan bir yerde olacağına inanılır ve daha fazla maddî öğelerle tasvir edilir. Örnek vermek gerekirse Andaman adalarında bulunan ilkel kabilelerin inanışına göre iyi insanların ruhları yer ile gök arasındaki bir köprüden geçilirse cennete çıkmaktadır. Kötü insanların ruhları da soğuk bir mekana bırakılır. Sonunda tüm ruhlar eski hallerine dönerler ve başka yeni bir dünya üzerinde devamlı yaşarlar. Malaya yarımadası üzerinde yaşamış yerli insanlara göre de cennet gökte bulunmaktadır.

Cennet Varmı?

Dünya üzerinde veya gökte olan, insanların ilk mekânı kabul edilen, iyi insanların ölümden sonra yeniden gelecekleri varsayılan cennet inanışıyla alakalı ilk yazılı kaynak, m.ö 2000’li yıllara ilişkin Sumer literatürüdür. Çivi yazı olan kaynakta cennet inanışı, Dilmun adı verilen ve güneşin doğmuş olduğu yere doğru uzadığı düşünülen bir adadır ve “mutlu insanlar diyarı, ölümsüz insanlar ülkesi, yaşam ülkesi” olarak da ifade edilmiştir. Bol suların olduğu, çayırlıkların ve meyve dolu ağaçlarla sarılı Dilmun’da hastalıklar ve ölüm olmadığına inanılır.

Cennet İnanışı

Romalılar’da değişik kültürlerden gelmiş dünyevî bir cennet inanışı egemendi. Kelt mitolojisinde de cenneti temsil eden hem bir adacık halinde takım, hem de Sümerli insanlarda olduğu gibi uzakta bulunan bir cennet (Elysium) telakkisi bulunmaktadır. Bunun gibi dünyevî halde bir cennet inanışı İskandinav literatüründe karşımıza çıkmaktadır. Slav toplumlarında güneşin okyanus ötesi tarafta, doğudaki diyarında bir cennet olduğuna inanılır ve gökte bulunan esrarengiz bir diyardan da bahsedilirdi. Asya’da cennet inanışı özellikle Hindistan’da önemli ayrıntılarla anlatılır. Cennetle alakalı ilk bilgiler Rigveda denilen yerde bulunmaktadır. Burada ilâh Yama’nın hüküm yaşam sürdüğü cennet, tanrılar ile beraber olmakla beraber, ölümden sonra gidilmekte olan ataların diyarı olarak görülmektedir. Buraya Nandana diye isim verilir ve Tanrı İndra orada eğlenir. Hint inanışlarında evrenin kadîm olduğu, içerisinde ya da başka bir tabirle üzerinde olan olayların bir diğer evrende değil yine bu evrende sonlanacağı ve tüm bunların devrî zaman bölümleri içerisinde çıkacağına inanıldığından her devrenin sonuna kadar devamsız olmak üzere cennet ya da cehennemde bulunulacağı inanışı vardır. Fakat Brahma’ya kavuşmak hakiki sonu oluşturmaktadır.

Hristiyanlık dininde cennet inancı

Hristiyanlık dininde cennet inancı, yeni Ahid’de Hıristiyanlık dininin cennet ile cehennem telakkisini ışık veren anlatımlarla esas ağırlık Eski Ahid ile yahudi gelenekleridir. Fakat sonraları Hıristiyanlık inancına ait değişik yorumlara dayanmakta olan bir âhiret yaşamı telakkisi oluşmaktadır. Luka İncili kitabında bulunan bilgilere göre cennet kavramı, Hz. Îsâ’nın içerisinde bulunduğu bir ödül yeri tabiriyle ifade edilmektedir. Aynı İncil kitabında ölümden sonra iyi insanların cennete gireceğinden de söz edilmektedir. Farklı İnançlara Göre Cennet Kavramı  Pavlus‘a ait bir mektupta, bedeni ile olup olmadığını bilinemediği şahsi bir deneyim ile cennete, üçüncü kat göğe gittiğini, vahiy almış olduğunu anlatmaktadır.

İyi insanların ve doğru bireylerin ebedî ödüle ulaşacakları ve gökyüzünde bulunan bir yerin varlığı göklerin melekûtu biçiminde Ahd-i Cedîd’de anlatılmaktadır. Göklerin melekûtu evren krallıklarından tümüyle farklıdır ve sonsuza dek devam edecektir. Yalnızca doğru insanlar oraya erişebilecek ve orada huzur içinde sonsuza dek barış içinde bir yaşam süreceklerdir.

Görüldüğü üzere birçok inanışta cennet ve cehennem kavramı bulunmaktadır. Farklı İnançlara Göre Cennet Kavramı  Her insan farklı olarak olsa da bu kavramlara inanmıştır. Yaşam koşulları da bu inanışlarında etkili bir rol oynamaktadır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Giriş Yap

Bilgi Web ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!